Her aradığın burda
  Araba Biyografi
 
benzvelo 1894 model motorlu araba1680— Çalışabilen ancak kullanışlı olmayan ilk içten yanmalı motor 1680
yılında Hollandalı Christiaan Huygens ’in yaptığı barutun yanması ile çalışan
pistonlu makine oldu. Kapalı bir silindir içinde patlayan barut kayabilen bir
pistona etki ederek piston’un hareket etmesini sağlamaktaydı.

1698— İngiliz Thomas Javery ilk buharlı makinayı yaptı

1769— İngiliz James Watt uzun süreli çalışan buharlı makinayı yaptı

1769—
Kendi kendine hareket hareket eden ilk araç Fardier İsveçli mühendis ve topçu
yüzbaşı

1769 FardierNicolas Joseph Cugnot ( 1725-1804 ) tarafından yapılmıştır.

1787— Oliver Evans Amerikada yolcu taşıyan araç yapmıştır.

1794—İngiliz mühendis Mr. Robert Street , terementin ve hava karışımını bir
alevle ateşleyerek çalışabilecek bir motor projesi yaptı. Motor tersine
çevrilmiş bir silindir ve hareketli bir pistondan meydana gelmişti.Silindirin
alt tarafı veya silindir kafası bir ocakla ısıtılırken üst kısımları suyla
soğutulmaktaydı. Bu ilk makinede birkaç damla terebantin esansı yakacak olarak
kullanılmakta ve yanmayı temin edecek havayı silindire çekebilmek için piston
bir levye vasıtasıyla hareket ettirilerek yukarı kaldırılmaktaydı. Ayrıca
piston, silindir kafasına açılmış bir aralığa temas ettirilen harici bir alevin
karışımı yakması veya meydana gelen patlama ile de yukarıya hareket
edebilmekteydi. Silindirlerin su ceketiyle soğutulması, meydana gelen gayet
düşük basınç dolayısıyla pistonun aşağıya dönüşünü temin içindi.Motorun
çalışabilmesi için içine hava pompalanması gerekiyordu .Bu buluş bazı
sakıncaları nedeniyle uygulama alanı bulamadı ama sonradan bu alanda
çalışacaklara ön fikir verdi..

1796—Murdock katı yakıtlardan hava gazı elde etmeyi başarmıştır. Hava gazı
özellikle maden kömüründen özel yöntemlerle elde edilir içten yanmalı motorlarda
yakıt olarak kullanılan hava gazı bu motorların gelişmesinde önemli rol
oynamıştır

1801—İngiltere’de
Richard Trevithick buharlı otomobil yapmıştır.

1824— Sonradan içten yanmalı makinelerin, özellikle diesel motorlarının temel
ilkeleri, genç bir Fransız mühendisi Sadi Carnot tarafından ortaya atıldı:

a -- Yakıtın sıkıştırılmış hava içinde kendiliğinden yanışı . 15/1 oranında
sıkıştırılan havanın 300 ºCye kadar ısındığı ve bu durumdaki havanın kuru odun
parçalarını yaktığı.

b -- Yanmadan önce havanın sıkıştırılması .Carnot, yanmanın atmosferik basınç
yerine yüksek basınçta olmasını ve yakıtın sıkıştırma sonunda ilave edilmesini
düşündü ve böylece kolaylıkla enjektörü keşfetmiş oldu.

c -- Makine silindirlerinin soğutulması . Carnot, devamlı bir işletme için
silindir duvarlarının soğutulmasının gerekli olduğunu buldu.Profesör R. Diesel
buna inanmadı, fakat çetin çalışmalar neticesinde bu konuda Carnot ile aynı
fikre sahip oldu.

d --Egzost gazlarının ısısından yararlanma. Yüz seneden daha fazla bir zaman
geçtikten sonra, Carnot un bu buluşundan egzost gazlarını bir kazanın boruları
arasından geçirmek suretiyle yararlanma yoluna gidilmiştir. Halen gemilerde ve
endüstride bu ilkeden yararlanılarak egzost gazlarının artık ısısından
faydalanılmaktadır.Özellikle diesel motorlarıyla donatılmış gemilerdeki yardımcı
kazanlar hem akaryakıt ve hem de egzost gazlarıyla çalışacak şekilde
yapılmaktadır.

1830—15 – 20 km hızla giden buharla çalışan 14 yolcu taşıyabilen yolcu
otobüsleri imal edildi.

1860—İngiliz Parlementosu bütün arabaların iki sürücüsü ve önünde gündüz kırmızı
bayrak gece kırmızı fener bulunmasını şart koşan kanun çıkardı. Bu kanun motor
gelişim hızını biraz durdurmuştu. 1896 yılında bu yasa kaldırıldı.

1860—İlk petrol kuyularının kazıldığı yıllarda hava gazı ile çalışan ticari
bakımdan elverişli ilk motor Belçikalı mühendis Jean Joseph Etienne Lenoir (
1822-1901 ) tarafından yapılmıştır. Bu motorda hava - yakıt ( hava gazı )
karışımı piston tarafından silindirin içine çekilmekte ve bu karışım bir
elektrik sparkı yardımıyla ateşlenmekte ve piston strokunun sonuna itilmektedir.
Egzost gazları ise dönüş strokunda dışarıya atılmaktadır. Lenoir in makinesi
gayet güzel çalışmakla beraber en önemli sakınca yanmanın atmosferik basınçta
oluşu sebebiyle termik verimin yaklaşık olarak %4 civarında bulunuşuydu. Yani
hava gazı sıkıştırılmadan ateşlendiğinden motorun devri ve gücü ( sadece 1,5 HP
) istenilen seviyeye ulaşamadığından başarılı sonuç tam olarak elde
edilememiştir.

1862—Fransız mühendisi Alphonse Eugene Beau de Rochas ( 1818-1893 ) 4 zamanlı
çevrimin esaslarını ortaya koydu. Böylece 1. zamanda emilen yakıt hava
karışımının ateşlenmesinden önce sıkıştırılması gerektiği prensibide Rochas
tarafından bulunmuş oldu. İçten yanmalı makinelerin verimini yükseltebilmek
bakımından aşağıdaki fikirler Beau De Rochas tarafından ileri sürüldü :

a) mümkün olan en büyük silindir hacmi ile en az soğutma yüzeyi,

b)genişlemenin mümkün olan çabuklukta yapılması,

c) genişleme başlangıcında mümkün olan azami basınç .

1867—Alman
mühendis Nicholaus August Otto ve Eugen Langen ( 1833-1895 ), Rochas’ın bulduğu
prensipleri pratiğe çevirerek dört zamanlı çevrime sahip motoru yapmışlardır.


1875—Viyanalı Siegfried Marcus ( 1831-1898 ) geliştirdiği motorla viyana
sokaklarında 12 km hızla gezerken halkın panik yaşamasına sebep olmuş birkaç
kaza yapmıştır. 17 suçtan mahkemeye verilen Marcus keşif yapmayı bıraktı.

1876—Nikolaus August Otto ( 1832- 1891 ), uzun yıllardan beri sürdürülen "Güç
Kaynağı" arayışına son vererek ilk dört zamanlı gaz motorunu üretti.Otto’nun
yaptığı 4 Zamanlı motorda ateşleme alevle yapıldığı için motor devri ancak
dakikada 150-200 devire çıkabiliyordu. Kontrollü bir ateşlemesi olmayan bu motor
geniş bir uygulama alanı bulamadı. Otto’nun çalışma arkadaşlarından Gottlieb
Daimler ( 1834-1900 ) , Ottodan ayrılarak kurduğu atölyede sıcak boru ateşlemesi
denilen bir sistemi geliştirdi. Boru sıcaklığı ayar edilerek , motor devrini ve
çalışmasını kısmen kontrol altına aldı. Böylece motor devrini 800-1000 d/d’ya
çıkarmayı başardı. Bu içten yanmalı motorların otomobillerde kullanılabileceğini
ortaya koydu. Fakat motorlarda hala yakıt olarak hava gazı kullanılıyordu.
Bundan sonraki çalışmalar havagazının yerine benzinin kullanılmasını sağlamak
için ; benzini pülverize ederek hava ile karıştırılması üzerinde
yoğunlaştırıldı. Bu amaçla Daimler Almanya’da , Forest Fransa’da çalışmalar
yaptılar. Forest , filit tulumbası esasına göre çalışan ilk karbüratörü yaptıysa
da başarılı olamadı.Daimler ise , havayı sıvı yakıt içerisine iterek yakıtı
zerrelerine ayırıp bu zerreleri de ateşlemeden önce sıcak boru temas ettirerek
buhar haline getirmeye çalıştı . Sonunda Daimler bu iki prensibi birleştirerek
arkadaşı Wilhelm Maybach ile birlikte bugünkü modern karbüratörlerin esasını
teşkil eden ilk şamandıralı karbüratörü yaptı. 1885 yılında Reitwagen adında bir
motorlu bisiklet de üretti .Bu çalışmalar devam ederken Alman mühendisi Carl
Benz (1844-1929) Daimlerin motoruna kendi bulduğu ilk elektrikli ateşleme
sistemini de ekleyerek ticari yönden daha elverişli içten yanmalı motoru üretti.


1877-Otto yaptığı motorun patentini Amerikadan aldı.

1878—İngiliz mühendisi Dugal Clerk iki zaman esasına göre çalışan ilk motoru
bulmuştur.Bu motorda dört zamanlı motordaki emme ve egzoz supapları yerine,
silindirin yan tarafında bulunan emme ve egzoz pencereleri bulunmaktadır.

1880—Amerika’da George Brayton benzin yakıtlı motor yaptı.

1886—Alman Karl Benz 14,5 Km hız yapabilen satış amaçlı ilk arabayı üretti. At
kullanılmadan kendiliğinden hareket edebilen anlamındaki auto+mobile kavramının
ortaya atılmasından sonra ilk otomobilin doğumu, bugün Otto motoru olarak
bilinen bu motorun geliştirilmesinden tam 10 yıl sonra gerçekleştirildi. Karl
Benz 3 tekerlekli otomobili yaparak fabrika etrafında deneme turları atmıştır.
Bu esnada karısı ve işçileri heyacan içinde bağıra çağıra peşinden koştukları
bilinir. Ancak araç dört turdan sonra bozulmuştur. 9 Ocak 1886 tarihinde
Mannheim'li fabrikatör Karl Benz, Berlin'deki imparatorluk Patent Bürosu'na baş
vurarak "Gaz motoruyla hareket eden araç" için patent hakkını aldı.Aynı yıl
"Kendi kendine hareket eden otomobil" rüyasıyla uğraşan bir başka kişi, Gottlieb
Daimler , Stuttgart yakınlanndaki Cannstatt kasabasında önemli bir başarıya
imzasını attı: Gottlieb Daimler ilk motorlu otomobilini denedi.Birbirine çok
yakın mekanlarda, ancak birbirlerinden habersiz olarak otomobillerini geliştiren
Daimler ve Benz buluşlarıyla yeni bir çağın açılmasına, dünyanın tam anlamıyla
harekete geçmesine neden oldular.

1890— Herbert Akroyd Stuart Bir kaza sonucunda kızgın bir yere değen gaz yağının
hava ile karışarak yandığını gördü. Bu olaydan etkilenerek yaptığı deneylerle
motorunu geliştirdi ve patentini aldı. Motorunda yakıt emilen ve hafifçe
sıkıştırılan hava içerisine bir memeden gönderilerek patlayıcı ve yanıcı bir
karışım oluşturulmaktaydı. Bu karışımın yanabilmesi için cidarları yüksek
derecede ısıtılan ve buharlaştırıcı adı verilen bir ön yanma odası vardır. Ana
yanma odasına bir kanalla birleştirilen bu oda ilk hareket için dışarıdan alevle
ısıtılmaktadır. Bu motorda havanın ısısının sıkıştırma oranıyla arttığı
düşünülmediğinden verim düşük olmuştur.

1890—Bir Alman mühendis olan Capıtaine , Akroyd’un motoruna benzeyen bir motorun
patentini aldı. Bu motorlar yarım dizel ( kızgın kafalı ) motorların esasını
oluşturdu.

1890—İlk otomobillerin çoğu , dişlileri olmadığı için yokuş çıkamıyor , önce
durup sonra geriye doğru inmeye başlıyordu .1893’da yapılan Benz Victoria marka
arabada bir deri kayışı küçük bir kasnağa bindiren bir kol kullanılmıştı . Bu
düzenek tekerleklerin daha yavaş dönmesini ve yüksek manivela gücünün arabayı
yokuş yukarı tırmandırmasını sağlıyordu. Zincir çekişli Velo tipi araçtada bu
şekilde üç ileri bir geri kasnağı vardı.Çekişin kolaylıkla arka tekerleklere
iletilmesi için motor her zaman arkaya ya da sürücünün altına konuyordu.

1892-1897— Münih yüksek teknik okulu mühendislerinden Rudolf Diesel dizel motoru
yaptı ve geliştirdi.

1893—Amerikanın ilk başarılı otomobili “duryea” , J.Franck ve Charles Edgar
Duryea Tarafından yapılmıştır. Bir rivayete göre ilk karbüratörü Charles
Duryea’nın karısının lavanta püskürtme şişesinden ilham alarak yaptığı söylenir.
Halbuki Mayback karbüratörü bu tarihten çok daha önce bulmuştu.

1894—Dünya'daki ilk resmi otomobil yarışı, 22 Temmuz 1894'te düzenlenmiş ve
Paris-Roven arasında 50 km'lik bir mesafeyi kapsayan bu yarışta 19 otomobil
mücadele etmişti. Yarışı Le Petit Journal Gazetesi organize etmiş ve sporcular
saatte 18 km/sa. gibi baş döndürücü bir sürat ortalamasıyla yarışmışlardı.
İlerleyen yıllarda otomobil sporlarında farklı branşlar gelişmiş ve ilk pist
yarışı 1898'de Periqueeux'te düzenlenmiştir.

1898— Fransa Otomobil Kulübü (AFC) Paris'teki Les Tuiliers'in güneşli
bahçelerinde ilk otomobil fuarını organize etmiştir. Fuara 269 firma
katılmıştır. İlgi çok büyük olmuş 140 bin meraklı ziyaret etmiştir. ACF fuara
her firmanın katılmasına izin vermemiştir. Katılmak isteyen otomobilin Paris'ten
Versailles'a kadar gidip geri dönebilmesi gerekiyordu.Paris'teki 15 Haziran
1898'de ‘‘Exposition Internationale d'Automobiles’’ adı altında Les Tuileries'in
güneşli bahçelerinde başlayan Paris Otomobil Fuarı 1913 yılında, Birinci Dünya
Savaşı'nın arifesinde, başlangıç tarihi sonbahara kaydırıldı. Paris'te en güzel
mevsimin sonbahar olduğu konusunda fikir birliği sağlayan organizatörler, ekim
ayında karar kıldılar. 656 firmanın katıldığı fuar otomobil sektörünün
büyümesinin de habercisiydi. Yılda 5 ila 20 otomobil üreten ‘‘dev’’ firmalar
Renault, Peugeot, Darracq ve Berliet fuardan çok memnun kaldılar... 2.Dünya
Savaşı Fransız otomotiv dünyasına darbe indirdi. Fuar, 1939 yılından 1946'ya
kadar düzenlenemedi. Fakat 1946'da düzenlenen fuar, sektörün ölmediğinin, tam
aksine patlamaya hazır bir bomba olduğunun habercisiydi. 1950 ise otomobil
dünyasının geleceğinin parlak olduğunu gösteriyordu.

1902—İstenildiğinde benzinli istenildiğinde elektrik motoruyla ilerleyebilen ilk
aracı 27 yaşındayken Ferdinand Porsche yapmıştır. 1902 yılında “Mixte-Wagen”
adını verdiği aracı tanıtmıştır. Viyanalı bir fayton üreticisi olan Ludwig
Lohner ile birlikte çalışan Porsche 4 silindirli bir Daimler motoruna aküler ,
bir jeneratör ve elektrik motorları ekledi. Bu haliyle Mixte benzinli motor stop
edildiğinde bile akülerin çalıştırdığı elektrikli motorla ilerlemeye devam
edilebiliyordu.

1902—MAN fabrikalarında Alman deniz kuvvetlerindeki gemilerde kullanılmak üzere
dizel motorları yapılıyor

1903—Fransız Gustave LİEBAU ilk emniyet kemerini tasarladı ve patentini aldı

1904—Kısa adı FIA olan Uluslararası Otomobil Federasyonu'nun 1904 yılında
kurulmasıyla otomobil sporlarının gelişimi daha da hızlanarak devam etmiştir.
Merkezi Paris'te bulunan FIA, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 90'ın üzerinde
ülkenin 100'den fazla otomobil kulübü ve birliklerini bünyesinde toplamakta ve
50 milyonun üzerinde sürücüyü temsil etmektedir.

1905—İsveçli mühendis Alfred Büchi egzoz gazlarından yararlanarak çalışan bir
türbin vasıtasıyla dört silindirli bir motora aşırı hava yüklemeyi başardı.

1905—İlk 4WS ve 4WD sistemi Latil marka traktöre uygulandı



İlk 4WS ve 4WD sistemi Latil marka traktöre uygulandı1905—İlk tampon takılan
araç İngilterenin Kilburn kentindeki Simms Manufacturing Co. tesislerinde
üretilen 20 HP gücündeki Simms-Welback marka araçtır. Aynı yıl tamponun
patentinin F.R.Simms tarafından alınmasına karşın aslında bu fikir yeni değildi
1897 yılında Moravya’daki İmperial Nesseldorf vagon fabrikasında yapılan çek
malı Prasident marka otomobilin önüne tampon konmuş ancak Viyana yakınlarında
yapılan denemelerde ilk 10 milden sonra tampon düştüğü için bir daha
takılmamıştır

1908—ABD li Henry Ford T modeli adındaki ilk seri üretim otomobili yaptı. İlk
üretim bandı fikrinin de babası olan Ford 1913 de günde 1000 araba
üretebiliyordu

1912—İki zamanlı ve 12000 BG’de ilk yüksek güçlü dizel motoru yapılıyor

1918—İngiltere’de “ Royal aırcraft establıshment “ fabrikaları mekanik
püskürtmeli dizel yakıt sistemini geliştirdi. Böylece yüksek devirli dizel
motorları oluşturularak hafif taşıtlarda kullanılmasına zemin hazırlandı.

1919—Avrupanın ilk seri üretim otomobili Type A Citroen tarafından piyasaya
verildi. Citroen aynı yıl dünyada ilk organize satış sonrası hizmetleri
yapılandırdı.

1920—Voisin firması hidrolik olarak çalışan ABS'nin atası üzerine çalışmalar
yaptı." Frenlemenin tekerlekleri kitlemesini önleyici donanımı " tanımıylada
Almanyada 671925 nosuyla ilk patentini aldı

1923—Dünya'da otomobil yarışları düzenlenmeye başlandığı dönemde Osmanlı Devleti
"Sanayi devrimini" kaçırdığı için, Anadolu'da sadece "at arabası"
yapılabiliyordu. Bu nedenle ülkemizde otomobil sporunun başlangıcı Batı
Avrupa'dan çok sonra oldu. Türkiye'de otomobilcilik, 1923 yılında o günkü ismi
Türk Seyyahin Cemiyeti olan Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu (TTOK)'nun
kurulmasıyla resmi kimliğine kavuşmuştur. TTOK'nın kurulmasından 4 yıl sonra
ülkemizdeki ilk otomobil yarışı TOŞD tarafından, İstanbul Veliefendi çayırında
yapılmış ve 30 otomobilin katıldığı bu yarışı Suphi Bey kazanmıştır. 1931
yılında İstinye-Maslak yolunda yapılan tırmanma yarışına Mustafa Kemal
ATATÜRK'ün gelip sporcuları kutladığı ve Türk gençliğinin yüksek teknoloji
isteyen bu spora eğilmesini istediği bilinmektedir. Daha sonra İstanbul
Hipodromunda yarışlar düzenlenmiş ve at yarışlarında olduğu gibi müşterek
bahisler yapılmıştır. İlk Türk bayan otomobil yarışçısı olan Samiye Morkaya, o
dönemlerde yapılan bu pist yarışlardan bazılarını kazanmıştır.Türkiye'de Avrupa
Ralli sistemine uygun olarak düzenlenen ilk yarış da 1954 yılında 4 etap
üzerinden koşulan İstanbul-Ankara Rallisi, FIA kurallarına uygun olarak yapılan
ilk ralli ise 1968 Trakya Rallisi'dir. Daha sonraki dönemlerde Ege Rallisi,
Türk-Yunan Rallisi, Hitit Rallisi, Kocaeli Rallisi ile Uludağ, İzmit-Keltepe ve
Ankara-Kızılcahamam Tırmanma Yarışları düzenlenmiştir. 1970 yılında Türkiye
Otomobil Kulübü (TOK) Oran Sitesi inşaatı sokaklarında Türkiye'deki ilk pist
yarışını organize etmiş, ancak güvenlik nedeniyle Ankara Emniyet Müdürlüğü izin
vermeyince otomobiller tek tek zamana karşı mücadele etmiştir. Türk Otomobil
Sporlarının dönüm noktası sayılan Günaydın Rallisi ise ilk olarak 1972 yılında
düzenlenmiştir. Rahmetli Ali Sipahi'nin girişimleriyle Günaydın Gazetesi
tarafından organize edilen yarışlar, gazetenin birinci sayfasından duyurulmuş ve
halktan da çok büyük bir ilgi görmüştür. İlk yıllarda sadece yerli üretim
otomobillerin katıldığı bu rallilerde o dönem ülkemizde üretim yapan Tofaş,
Renault ve Anadol fabrikalarının takımları arasında kıyasıya çekişmeler
yaşanmıştır. Taksi şoförlerinden oto boyacılarına ve üniversite profesörlerine
kadar çok değişik sosyal seviyedeki insanlar büyük zevk ve sportmenlik içinde
yarışmıştır. Hatta 1977 yılında Zonguldaklı bir taksi şoförünün damalı taksi
otomobiliyle Türkiye Rallisi'ne katılarak çok iyi zamanlar kaydettiği
bilinmektedir. 1979 yılından itibaren "Uluslararası" bir kimliğe kavuşan, önce
Balkan Şampiyonası ardından da Avrupa Ralli Şampiyonası'na dahil edilen bu
organizasyon halen düzenlenmektedir...

1924—Citroen dünyanın ilk çelik karasörlü otomobili B10’üretti

1924—MAN 'ın ürettiği bir kamyon direk enjeksiyonlu dizel bir motoru kullanan
ilk vasıta oluyordu

1934—Citroen seri olarak önden çekişli araç üretmeye başladı

1938—Citroen Hidropnömatik süspansiyon sistemini icat etti

1938—İsviçreli kamyon üreticisi Saurer ilk turbo motorlu kamyonu üretti

1938— Klima'yı standart olarak kullanıma sunan ilk marka Studebaker
Commander'dir

1938—GM tasarımcısı Harley Earl ilk elektrikli cam sistemini Buick y'ye monte
etti.

1950— 1894 ile (tarihte ilk kez Paris ile Rouen arasında motorlu yarışın
yapıldığı tarih) 1900 yılları arasındaki dönemde "formula" yoktu. O zamanki
araçların yarışları basitti. Araçlar arasında itiş gücü (benzinli veya buharlı)
ve koltuk adedi ile ayırım yapılıyordu. O zaman, otomobillerde daima iki koltuk
vardı ve 1920 lerin sonuna kadar tek koltuklu otomobiller kullanılmadı. Arka
dikiz aynasının icadı bu gelişmelere önemli bir katkıda bulundu çünkü
teknisyenlerden birisinin görevi kendisini geçmeye kalkan birisi hakkında pilotu
uyarmaktı.1907 ile 1939 arasında hemen hemen mümkün olan her türlü formül
uygulandı. Asgari ağırlık, azami ağırlık, tüketim ve silindir kutru konularında
sınırlamalar getirildi ancak 1939 dan sonra en sık görülen kural motorların
silindir kapasitelerinin sınırlanması idi. Bu sınırlama ilk kez 1914 yılında
uygulandı. 1904 yılında FIA tarafından tanımlanan ilk "Formula" nın devreye
girmesini takiben (ki azami ağırlık sınırlandı) daha küçük otomobiller için
kategoriler oluşturuldu ancak İkinci Dünya Savaşı sonrasına kadar "Formula 1"
ismi kullanılmadı. FIA Formula 1 Dünya Şampiyonası 1950 de ortaya çıktı ve FIA
Formula 1 Dünya Şampiyonası olarak kabul edilen ilk Formula 1 yarışı 13 Mayıs
1950 de Silverstone'da yapılan İngiltere Grand Prix'idir.

1954 – Döner Pistonlu Motor ( Rotary-Wankel motoru ):1954 senesinde Felix Wankel
tarafından geliştirilmiş bir motor türüdür. Bu motorda silindir geometrik elips
biçimi şeklindedir. Bu motorun çalışma prensibi kısaca, yakıt odasına sahip blok
içinde üçgen şeklinde bir döner pistonun dönerek, silindir içinde değişik yakıt
hacimleri ve sıkıştırma oranları meydana getirmesidir.

1957—İlk hız sabitleyicisi ( cruis control ) Imperial marka araçta kullanıldı.


1958—İsveç'teki Volvo Fabrikasında mühendis olan Nils Bohlin Üç noktalı emniyet
kemeri olarak bilinen sistemin patentini aldı.

1962—İlk seri üretim turbo motorlu otomobil Chevrolet Corvair Monza tanıtıldı.
Daha sonra bu modeli Oldsmobile F85 Jetfire takip etti

1963- Wankel motoru ilk kez NSU Spider marka araçta kullanıldı

1967—İngiliz otomobil firması Jensen İlk ABS'yi otomobillerine uyguladı

1973—Avrupa’da seri olarak turbo motorla üretilen ilk otomobil BMW 2002 oldu.


1978—Modern ilk ABS sistemi BMW 7 serisi ve Mercedes S serisinde uygulandı

1984—Turbo üreticisi Garrett intercooler adını verdiği bir turbo soğutucusu
geliştirdi. Bu sayede türbine giren hava soğutularak turbonun performansı
artırıldı

1986—Çift turbo takılan ilk araç Porsche 959 oldu

1987—Bosch ilk üretici olarak ABS sisteminin daha gelişmişi olan ASR sistemini
piyasaya sürmüştür

1993—Fiat Croma TdiD değişken geometrili turboyla donatılan ilk otomobil oldu.
Sistem düşük motor devirlerinde turbonun verimini önemli oranda artırıyordu.

1995—Bosch 1995 yılında FDR sistemini aktif sürüş emniyetini sağlamak üzere
üretime almıştır. Özellikle virajlarda ve ani yol değişikliklerinde FDR sistemi,
yıldırım hızı ile motor, şanzıman ve frene müdahale ederek aracın savrulmasını
önler.

2004—Çift turbo takılan ilk seri üretim dizel motorlu otomobil BMW 535d oldu

2005—Mercedes üç turbolu v6 dizel motorla donatılmış konsepti Vision SLK 320
Cdi’yi Cenevre otomobil fuarında tanıttı





Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
Mesajın:

 
  Bugün 1 ziyaretçi (54 klik) Kişi girivermiş.. ssss  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=